Lancet Oncology dergisinde yayınlanan ve 41 hasta üzerinde gerçekleştirilen araştırma, bölgesel ultrason tedavisinin şu an kullanılan tedavi yöntemlerinin neden olduğu iktidarsızlık ve idrar tutamama gibi yan etkileri azaltabileceğini ortaya koydu.
Araştırmacılar bulguların daha geniş çaplı araştırmalarda da tekrarlanması durumunda prostat kanseri tedavisinde yeni bir döneme girileceğine inanıyor.
Araştırmayı finanse eden Medikal Araştırma Konseyi sonuçların oldukça ümit verici olduğunu söyledi.
İngiltere’de her yıl 37 bin erkeğe prostat kanseri teşhisi konuyor.
Prostat kanseri hastaları çok önemli bir ikilem ile karşı karşıyalar. Hastalık her yıl 10 bin kişiyi öldürüyor. Ancak bazı vakalarda tedavi uygulanmasa da kanser ilerlemiyor.
Standard prostat kanseri tedavisinde ya ameliyat yapılıyor ya da tüm prostata radyoterapi uygulanıyor.
Bu tedaviler prostat çevresindeki dokulara da zarar verebiliyor.Bu zarar da idrar tutamama ve iktidarsızlık gibi problemlere neden oluyor.
Bölgesel Tedavi
Londra’daki University College Hospital’dan doktorlar prostat kanseri tedavisi için yeni bir yöntem geliştirdiler.
Bu tedavide yüksek yoğunluklu ve belirli bir bölgeye odaklanmış ultrason ile prostatın tamamı değil sadece kanserli hücreler hedef alınabiliyor.
Gerçekleştirilen 41 kişilik araştırmanın amacı teorik olarak geliştirilen yöntemin işe yarayıp yaramadığını test etmekti.
Tedavide, prostatın yakınına ses dalgalarını kanserli hücrelere yollayan özel bir sonda yerleştiriliyor.
Bu şekilde kanserli hücreler 80c’ye kadar ısıtılarak yok ediliyor, kanserin çevresindeki doku ve kaslar ise zarar görmemiş oluyor.
Araştırmayı yürüten gruptan ürolog Hashim Ahmed, tedaviyi gerçekleştirmelerinin ardından 12 ay geçtiğini ve sonuçların oldukça iyi göründüğünü söyledi.
Hashim Ahmed ”Bu araştırma sayesinde prostat kanserinde sadece kanserli hücreleri yok ederek yan etkileri azaltmanın mümkün olduğunu ortaya koyduk. Yeni tedavi yönteminin uygulandığı 10 erkekten 9′u tedaviden sonra iktidarsızlık problemi yaşamadı. İdrar tutamama sorunu ise deneklerin hiç birinde görülmedi” dedi.
Doktor Ahmed tedavinin ardından kanserin prostattan temizlenme oranının da oldukça yüksek olduğunu ancak tedavinin yaygınlık kazanmasından önce daha büyük gruplar üzerinde araştırmaların yapılması gerektiğini söyledi.
Hashim Ahmed ”Bu tedavi sayesinde kanseri tedavi etme şeklimizi tamamen değiştirebiliriz. Hem tedavi giderleri düşer hem de erkekler prostat kanseri tedavisini çok daha az yan etki ile atlatabilirler” dedi.
Deneye iki sene önce katılan katılan 72 yaşındaki Robert Page tedavinin çok başarılı olduğunu söylüyor.
Page ”Sonuçlar çok iyiydi. Tedaviden memnun kaldım.Yan etkiler oldukça azdı. Özellikle de klasik tedavilerle kıyaslandığında” dedi.
Daha Fazla Deney
Cancer Research UK’in alt kuruluşu Gray Radyasyon, Onkoloji ve Biyoloji Enstitüsü’nden Prof. Gillies McKenna sonuçların ümit verici olduğunu söyledi.
McKenna ”Eğer bu bulgular daha kapsamlı bir deneyde doğrulanırsa, bölgesel ultrason tedavisi prostat kanseri tedavisinde yararlı olduğu kanıtlanmış diğer tedaviler ile birlikte kullanılabilir” dedi.
Prostat Kanseri Derneği’nden Owen Sharp da deneylerin devam etmesinin gerekliliğinin altını çizdi.
Sharp ”İktidarsızlık ve idrar tutamama gibi yan etkileri azaltan tüm prostat kanseri tedavilerini destekliyoruz. Bu yeni tedavi gelecekte bunun gerçek olabileceğini gösteriyor” dedi.
Ancak Sharp şimdilik söz konusu tedavinin sadece 50′den az hasta üzerinde denendiğini ve tedavinin daha oldukça kısa bir zaman önce uygulandığını da hatırlattı ve ”Yapılacak diğer deneylerin sonuçlarını heyecanla bekliyoruz. Umarız bu yeni tedavi sayesinde erkekler hayat kalitelerini kaybetmeksizin prostat kanserinden kurtulabilirler” dedi. Yazan Admin
Kategori arşivi: Sağlık haberleri
Kan Grubu A Olanlar Bu Haber`e Dikkat
Bilim adamları rota virüsün özellikle kan grubu A olanları etkilediğini bildirdi Bilim adamları rota virüsün özellikle kan grubu A olanları hasta ettiğini bildirdi.
Amerikalı ve Fransız bilim adamları, sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırmalarında, rota virüsün, özellikle kan grubu A olanlarda bulunan şeker molekülüne bağlanarak, bağırsak hastalığına yol açtığını tespit etti.
Laboratuvarda yapılan deneylerde, virüsün, yüzeyinde A kan grubuna has şeker molekülü bulunan hücrelere kolaylıkla girebildiği görüldü. Bu molekülün bulunmadığı hücrelerin büyük bölümü ise virüs saldırısından kurtuldu. A kan grubuna has şeker molekülü devre dışı bırakıldığında da virüsün hücreye zarar veremediği tespit edildi.
Yapılan ilk klinik araştırmada da rota virüs taşıyan hastaların hemen hepsinin kan grubunun A olduğu görüldü.
Bilim adamları, bu klinik araştırmanın daha da genişletilerek net bir sonuca varılabileceğini belirtti.
Araştırma başkanı Ventaram Prasad, sonucun aynı zamanda, neden insanların farklı kan grubuna sahip olduğunu açıklayabileceğini ifade etti. Prasad, virüslerin kan grubu A olan insanlara bulaşmasının ardından bu saldırılardan kaçabilmek için farklı kan gruplarının ortaya çıkmış olabileceğini bildirdi. Yazan Admin
SGK’dan Orta düzey çalışanlara müjde
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), meslek kodu uygulamasına geçiyor. Örneğin aynı işyerinde çalışan bulaşıkçı asgari ücretten gösterilirken aşçı daha yüksekten gösterilecek. İkisi de asgariden gösterilmek istenirse sistem bunu kabul etmeyecek.
Zaman’daki habere göre, Türkiye’de 10 milyon 400 bin çalışandan yaklaşık 4,5 milyonunun SSK primi asgari ücret üzerinden yatıyor. Çoğu kişi, iş hayatının tamamında asgari ücretten çalışmış gibi gösteriliyor. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) prim kaybı her yıl milyarlarca lirayı buluyor. Çalışan açısından ise primi düşük yatırıldığı için alacağı emekli maaşı son derece düşük oluyor. İşten ayrılması durumunda da düşük kıdem tazminatına razı olmak zorunda kalıyor. Bu durumun önüne geçmek için önemli bir adım atan SGK, meslek kodu uygulamasına geçiyor. Buna göre, her mesleğin bir kodu olacak ve kurum artık sigorta kaydı ile birlikte meslek kodlarını da girecek. Uygulama ile birlikte farklı statülerde çalışanlar için aynı ücret gösterilemeyecek, sistem otomatik olarak kabul etmeyecek. Örneğin aynı işyerinde çalışan aşçı ile bulaşıkçının ikisi de asgari ücretten gösterilemeyecek. Bulaşıkçı en düşük ücret olan asgari ücretten gösterilirken aşçı için mecburen daha yüksek bir ücret gösterilecek. Asgari ücret gösterilmek istense de sistem bunu kabul etmeyecek.
Türkiye iki tür kayıt dışılıkla mücadele ediyor. Birincisi çalışanların hiçbir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan istihdam edilmesi. Bu oran TÜİK’e göre yüzde 43. Buna göre yaklaşık 9 milyon 300 bin kişi sigortasız çalıştırılıyor. Bu kişilerden devlet sosyal güvenlik primi ve vergi alamıyor. Sadece bu kişiler nedeniyle kurumun prim kaybı 26 milyar lira civarında. Kayıt dışılığın ikinci şekli ise kişilerin sosyal güvenliğe kayıtlı olmasına rağmen SGK’ya gerçek maaşlarının altında bildirilmesi. Çalışanların önemli bir kısmı en alt düzey olan asgari ücretten gösteriliyor. Toplam çalışanların yaklaşık yüzde 44′ünün primi asgari ücretten ödeniyor. Ancak bu kişilerin gerçek maaşı, asgari ücretin üzerinde. Bu yolla hem devlet hem de çalışan ciddi şekilde kayba uğruyor.
‘Kayıt içindeki kayıt dışılık’ olarak ifade edilen bu duruma savaş açan SGK’nın yeni uygulaması özellikle orta düzey çalışanları sevindirecek. Yeni uygulama ile beyaz yakalılar ile orta düzey çalışanların asgari ücretten bildirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Düzenleme ile hem yatırılan prim her yıl yükseltilecek hem de nitelikli personel asgari ücretten gösterilemeyecek. Örneğin artık bir mühendisin maaşı, asgari ücretten bildirilemeyecek. Ya da bir işyerinde çalışan tekniker ile mühendis için aynı primin bildirilmesi önlenecek. AdminX
Türk doktordan müthiş buluş Tarihe geçecek keşif..
Anne karnında beynin gelişim bozukluğundan ortaya çıkan mikrosefaliye neden olan tek geni ABD’nin Yale Üniversitesi’nde görev yapan Murat Günel keşfetti
ABD’nin Yale Üniversitesi Beyin Damar Hastalıkları Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı ve Beyin Genetiği Programı Direktörü Prof. Dr. Murat Günel, beynin düşünce ve yaratıcılıktan sorumlu serebral korteks bölümünün boyutunun tek bir gen tarafından belirlendiğini keşfetti. Günel ve ekibi bir Türk ve iki Pakistanlı ailenin mikrosefali (Baş ve beyin boyutlarının standartlardan küçük olması) hastası çocukları inceledi.
TEDAVİ İÇİN DEV ADIM
Sonuçta çocuklardaki hastalığın “NDE1″ adlı genin mutasyona uğramasından kaynaklandığı belirlendi. Mikrosefali hastalığının teşhis ve tedavisinde büyük katkı sağlaması beklenen araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Günel, “Bu buluş, tek bir genin bile serebral korteks üzerinde ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkardı. NDE1 geni beyin gelişimi için hayati öneme sahip. Artık beynin mucizelerinin sırrını çözmeye bir adım daha yaklaştık” diye konuştu.
BEYİN CERRAHİSİNİN YENİ DAHİSİ
PROF Dr. Murat Günel, ABD hükümetinden aldığı 2 milyon dolarlık araştırma bursuyla anevrizma hastalığına (Damarların kalıcı olarak genişlemesi) yol açan geni keşfetti. İ.Ü. Çapa Tıp Fakültesi mezunu olan 44 yaşındaki doktor, “Beyin cerrahisinin yeni dahisi” olarak görülüyor. Türk Amerikan Tıp Birliği Başkanlığı’nı yapan Günel’in, geçen yıl beyin gelişim bozukluğuna yol açan geni keşfetmesi yılın en önemli 10 bilimsel keşfi arasında gösterilmişti.
MİKROSEFALİ NEDİR?
Küçük kafa anlamına gelen Mikrosefali beynin gelişim kusurlarına bağlı olarak baş çevresinin cinsiyet ve yaşa göre belirlenmiş standart ölçümlerden küçük olmasıdır. Tam nedeni kesin olarak bilinmiyor.ky sabah Yazan AdminX
Cilt güzelliği için ceviz
Cilt güzelliğiniz için koyu yeşil yapraklı sebzeler; semizotu, ıspanak, roka, maydanoz, ceviz, badem, yer fıstığı, avokado, kuru siyah çekirdekli üzüm, üzüm ve üzüm suyu, kuru ve taze kırmızı dut, somon balığı, sardalya, hindi eti, şeftali beslenmenizde eksik edilmemesi gereken besinlerdir. Yazan AdminX
selülitin düşmanı Limon
Çoğu kadının kabusu olan selülitten kurtulmanın yolu ise mutfaktan geçiyor. Greyfurt, limon, brokoli, armut ve yeşil yapraklı sebzeler portakal görünümünü bedenden siliyor.Selülitlerin dostu katı yağlar, soslu yiyecekler, salamura turşu ve tuzlu yiyecekler, kızartmalar, kremalı hazırlanmış besinler, mayonez, hardal, kahve çeşitleri, soda, gazlı ve karbonatlı içeceklerdir ceviz, badem, kuru kayısı, kuru soğan, bürüksel lahanası, sarımsak, brokoli, karnabahar, armut, kavun, karpuz, greyfurt, limon, portakal, kivi ve mandalina en iyi selülit iyileştirici besinlerdir. Kilo vermek ve düzenli fiziksel aktivite yapmak, buna ek olarak selülit masajları pürüzsüz cilt için yapılabilecek en önemli unsurlardır. Yazan AdminX
isviçreli bilim insanları MS hastalığına çare buldu.
İsviçreli bilim insanları dünyada 2.5 milyon insanın muzdarip olduğu MS hastalığına çare buldu. Zürih Üniversitesi’nde yapılan çalışma kapsamında aynı hastalığa sahip olan farelere antikor verildi.
Antikor verilen farelerin hastalığı durma noktasına gelirken zamanla iyileşme gösterdiler. Araştırmanın başkanı Burkhard Bicher, nokta atışı yapılarak farelerin iyileştirildiğini belirterek bu yöntemin insanlar üzerinde de etkili olacağını söyledi. Merkezi sinir sistemi yapılarını etkileyen MS hastalığına 20 ile 40 yaş arasındaki kişilerde sık rastlanıyor. Yazan AdminX
Parkinson hastalığının ortaya çıkmasını hızlandıran gen mutasyonu tespit edildi
Parkinson hastalığının ortaya çıkmasını hızlandıran gen mutasyonu tespit edildi Kanada’nın Ottawa hastanesine bağlı araştırma enstitüsünden bilim adamları, glukoserebrozidaz (GBA) genindeki değişimin alfa-sinüklein proteinin beyinde birikmesine yol açarak parkinsonun ortaya çıkmasını hızlandırdığını belirtti.
Bilim adamları, alfa-sinükleinin, parkinsonla birlikte beyinde kademeli olarak birikmesi nedeniyle “kötü kolesterole” benzediğine dikkati çekti. Araştırmaya imza atanlardan Dr. Michael Schlossmacher bu durumun, gen mutasyonu olan kişilerin parkinson belirtilerini diğerlerinden 4-5 yıl önce göstermesinin nedenini açıklayabileceğini ifade etti.
Schlossmacher sonuçların başka araştırmalarla doğrulanması halinde yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinin hızlanabileceğini vurguladı. Araştırma “Annals of Neurology” dergisinde yayımlandı. Yazan AdminX
Silikozis Hastalarına Müjdeli Haber
Silikozis yani kot taşlamadan kaynaklanan hastalığa yakalananlar sağlık güvencesine alınıyor Kamuoyunda Torba Yasa olarak bilinen kanun pekçok değişikliği beraberinde getirdi.
Bu değişikliklerden biri de kot taşlama hastalığı olarak bilinen silikozis hastalarıyla ilgili. Yeni yasayla birlikte silikozis hastalığına yakalanmış olanlar ve aileleri yeşil karttan faydalanabilecek.
Ayrıca, hastalıktan kaynaklanan güç kaybını da telafi edebilecekler SGK Diyarbakır İl Müdürü Mehmet Şahin konuyla ilgili, “Meslekte kazanma güçlerinin yüzde 15 ile yüzde 29 arasında kaybetmesi halinde 433 lira 63 kuruş maaş bağlanacak. Tabii bunun için silikozis hastası olduğunu düşünen vatandaşlarımız varsa en geç 24 Mayıs 2011 tarihine kadar oturdukları yerdeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine veya Merkez Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor” dedi.
Düzenlemeyle, meslekte kazanma gücünü yüzde 30 ile 49 arasında kaybedenlere 495 lira, yüzde 50’nin üzerinde kaybedenlere ise 557 lira maaş bağlanacak. Yazan AdminX
insan Kalbi üretildi Amerika Birleşik Devletleri’nde
Amerika Birleşik Devletleri’nde, Minnesota Üniversitesi’nde, laboratuvar ortamında, insan kalbi üretildi Ölü organlara kök hücre enjekte edilerek canlandırılan organların, kalp nakli ameliyatı için bekleyen binlerce hasta için umut olabileceği belirtiliyor.
Üniversitenin rejeneratif tıp uzmanlarından Doris Taylor’ın açıklamasına göre, ölmüş kişilerden alınan kalpler, kas hücrelerinden arındırılarak geride sadece “hayalet kalp” olarak adlandırılan sert protein iskeleti bırakıldı.
Daha sonra bu iskeletlere canlı kök hücreler enjekte edildi.
“Birkaç Haftaya Kadar Atmaya Başlayacak”
İskelete yapışan hücreler başarılı bir şekilde kalp hücrelerine dönüşmeye başladı.
Taylor, “Kalpler büyümeye başladı. Birkaç hafta içinde atma belirtileri göstermeye başlayacaklar. Herşeyiyle çalışan bir kalp oluşturmanın önünde hala birçok engel var. Ama ben günün birinde kalp naklinde kullanabileceğimiz organlar üretebileceğimizi düşünüyorum” dedi.
Kalp nakli yapılan kişiler hayatları boyunca bağışıklık sistemlerini baskılamak için ilaç almak zorunda.
2007’de İngiliz doktorlar, bir hastanın kemik iliğinden aldıkları kök hücreyle kalp kapakçığı üretmişti.trt Yazan AdminX
Çin’de Hayvandan insana organ nakli
Domuzlardan insanlara nakli yapılabileceği söylendi reklam Çin’de bilim insanları genetik olarak oynanmış domuzların organlarının insanlara organ naklinde kullanılabileceğini söyledi.
Global Times gazetesinin Şinhua ajansına dayandırarak verdiği haberde, Nancing Tıp Üniversitesi Araştırmacıları domuz organlarının ilgili organ türüne bağlı olarak 2 ila 3 yıl içerisinde klinik içerisinde nakil işleminin yapılacağını savundu.
5 YIL İÇİNDE KALP, BÖBREK VE KARACİĞER DENENECEK
Projenin lideri Day Yifan, 2 yıl içerisinde domuz korneası ve derisini klinik çalışmalarda deneyeceklerini, 5 yıl içerisinde de kalp, böbrek ve karaciğer gibi temel organları deneyeceklerini söyledi.
DOMUZ GENETİĞİ İNSANA UYUMLU
Domuz organlarının genetik olarak insan vücuduyla uyumlu olarak değiştirilebileceğini savunan Day, sıkı bir hijyen denetimiyle organların bakteri ve virüsten arındırılabileceğini iddia etti.
Pekin’de bulunan Çin-Japon Dostluk Hastanesi Klinik Tıp Enstitüsünden Lou Cinning, Day ve ekibinin bu çalışmasını Çin’de yapılan “bariz bir atılım” olarak niteledi.
Lou, insana hayvan organlarının naklinin biyomühendislik açısından bir eğilim olduğunu ve domuzların bunun için mümkün olan en iyi hayvan olduğuna inandığını kaydetti.
Nanjing Gulou Hastanesinden Dr. Ding Yitao da bu konudaki endişelerini dile getirerek, hayvanların insan bünyesinden farkının itiraf edilmesi gerektiğini belirterek, maymunlar üzerinde yapılan deneylerdeki başarının insan üzerinde başarıya ulaşacağı anlamına gelmediğini ifade etti.
Çin’de her yıl 1,5 milyon insan organ nakli için sırada bekliyor ve ülkede bulunan donör sayısı 10 binden az olarak belirtiliyor AdminX sağlık
üzüm suyu anne sütü gibi !!!
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin üzüm ve özellikle çekirdeğinin her derde deva olduğunu söyledi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapan Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin “Üzüm suyu, özellikle bebeklerin beslenmesinde anne sütü yetmediği durumlarda tavsiye edilen çok değerli bir gıda maddesidir. Bu nedenle diğer bir adı da bitkisel süttür” dedi.
Üzüm ve üzüm çekirdeği başta olmak üzere antioksidanlar, kanser biyokimyası, kök hücre biyolojisi, fitoterapi, antiaging ile ilgili bilimsel yayın ve bildirileri bulunan, 2004 yılında Türk Hematoloji Derneği Genç Araştırmacı Ödülünü, 2008 ve 2010 yıllarında ise Gevher Nesibe Bilimsel Araştırma Teşvik Ödüllerini kazanan Yrd. Doç. Dr. Çetin şu bilgileri verdi:
“Üzüm suyu, özellikle bebeklerin beslenmesinde anne sütü yetmediği durumlarda tavsiye edilen çok değerli bir gıda maddesidir. Bu nedenle diğer bir adı da bitkisel süttür.
Üzüm suyu, litrede yaklaşık 150 gram şeker içermekte olup, bu şekerin çoğunluğunu glikoz ve fruktoz, az miktarını ise sukroz oluşturmaktadır. Son zamanlarda üzümün bolca bulunduğu Fransa ve İtalya’da üzüm çekirdeği tüketilmesini doktorlar yaygın bir şekilde öneriyor.
Bu ülkelerdeki doktorlar üzüm çekirdeğini, beyne ve kalbe giden kan akımını düzenlemek için, varis, ciltteki bazı renk bozuklukları, kol ve bacaklarda karıncalanma, diş etlerinde kanama, glokom, hemoroit, fazla âdet kanaması ve damar sertliğine karşı tedavide tavsiye ediyor.
Üzüm çekirdeği özütü vücut tarafından kısa sürede hızla emilir ve hiçbir yan etkiye neden olmaz. ABD New York Long Island Üniversitesi’nde deney hayvanları üzerinde üzüm çekirdeğinin güvenirliliği test edilmiş ve herhangi bir yan etkiye rastlanmamıştır. Taze olarak tüketimi dışında üzüm çekirdeği günde bir avuç kuru üzüm yenilerek de üzüm çekirdeği alınabilir.
Ya da 1 tatlı kaşığı üzüm çekirdeği tozu bal ya da yoğurtla karıştırılıp alınabilir. Açıkta satılan öğütülmüş üzüm çekirdeği kullanmaktan kaçınılmalıdır. Havayla temas etmesi üzüm çekirdeği tozunun sterilize özelliğini kaybetmesine neden olabilir. Üzüm çekirdeği tozu öğütüldükten sonra iyice kurutulup hava almayacak şekilde paketlenirse dayanma süresi en az bir yıldır.” Yazan AdminX