Fenerbahçede Kasımpaşa Maçı Hazırlıkları

Turkcell Süper Lig’de hafta sonu Kasımpaşa ile karşılaşacak olan Fenerbahçe, bu maçın hazırlıklarını sürdürdü.

Antrenman öncesi oyuncularıyla bir toplantı yapan teknik direktör Christoph Daum’un, Kasımpaşa maçının önemine dikkat çekerek oyuncularından yarattıkları güzel futbol ortamını devam ettirmelerini istediği ifade edildi.
Toplantının ardından ısınma hareketleri ve istasyon çalışmaları yapan sarı – lacivertliler, antrenmanı yarı sahada yapılan taktik ağırlıklı çift kale maçla tamamladı. Oyunculardan Uğur Boral, takımdan ayrı olarak Bireysel Oyuncu Antrenörü Dolu Arslan eşliğinde tesislerde ayrı bir çalışma gerçekleştirirken, omzunda sakatlığı bulunan futbolcu Gökhan Gönül ile sol ön üst ve alt kas gruplarında ağrıları bulunan Selçuk Şahin’in ise antrenmana çıkmadığı kaydedildi.

Fenerbahçe, yarın saat 15.00′te başlayacak antrenmanla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına devam edecek.

Federasyon’dan FB’ye Red

Fenerbahçe Kulübü’nün, Turkcell Süper Lig’in 31. haftasındaki tüm maçların aynı saatte oynatılması yönündeki başvurusuna, Futbol Federasyonu (TFF) olumsuz yanıt verdi.

Fenerbahçe Kulübü’nün resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, TFF’den kulübe gönderilen yazıda, 31. hafta maçlarının daha önce açıklanan saatte oynanacağının, ‘Aynı Saat’ uygulamasının ise 32. hafta itibariyle hayata geçirileceğinin bildirildiği ifade edildi.
TFF’den, Fenerbahçe Kulübü’ne gönderilen yazıya internet sitesinde de yer verildi, federasyonun yanıtı şöyle yansıtıldı:

”Turkcell Süper Lig müsabakalarının bitimine 4 hafta kalması ve toplanacak 12 puanın, şampiyonluk ve uluslararası kupa müsabakalarına katılımda ve oynanacak tur sayılarında etki edecek olması, tüm takımların müsabakalara kazanmak için çıkacağını zaruri hale getirmektedir. Şampiyonluğa oynayan takımların küme düşme tehlikesi yaşayan takımlar ile maçlarının olması da yine müsabakalarda her takımın hedef galibiyet ve puan düşüncesini ortadan kaldırmayacaktır.

Ayrıca 31. hafta müsabaka programları yapılırken, yayıncı kuruluşun talepleri de bu yönde tarafımızca değerlendirilmiş ve belirli noktalarda fikir birliği oluşmuştur.

Turkcell Süper Lig’in, marka değerinin her geçen gün arttığı bir organizasyonel yapı olduğu düşünüldüğünde, müsabaka oynayan tüm takımlarımıza da federasyonumuzca güven ve itimat eksikliğimiz olması mümkün değildir.

Bu nedenlerle Turkcell Süper Lig 31. hafta müsabakalarının aynı gün ve saatte oynatılması yönündeki talebiniz, federasyonumuzca uygun görülmemiş, ancak geçtiğimiz sezonlarda da olduğu gibi müsabakaların aynı gün ve saatte oynatılmasının, 32. hafta müsabakaları ile hayata geçirileceği hususunu bilgilerinize rica ederim

Futbolun Kutsal Üçlüsü Buluştu

Langırt oynayan üçlüyü, dünyaca ünlü fotoğrafçı Annie Leibovitz fotoğrafladı. Kampanyanın haberi dünyayla aynı anda Avrupa bölgesinde sadece Fransa’dan Le Figaro, İtalya’dan Corriere della Sera, Almanya’dan Die Welt ve Türkiye’den de Hürriyet tercih edildi.

Brezilyalı Pele, Arjantinli Maradona ve Fransız Zinedine Zidane… Her biri dünyanın en değerli kupasını evine götürdü ve hepsi de 10 numaralı formayı giydi. üç efsane 9 Mart’ta, Louis Vuitton için tipik bir Madrid barı olan Café Maravillas’ta bir araya gelip, langırt oynadı. Bu efsane futbolcular sahada gösterdikleri olağanüstü başarıları langırt masasında da gösterebilecekler miydi? Acaba zafer hangisinin olacaktı? Annie Leibovitz’in fotoğrafından kimin galip olduğu anlaşılmasa da, fotoğraf eğlenceli ve dostane bir rekabeti açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Kampanya “üç önemli yolculuk, bir tarihi oyun” cümlesiyle özetleniyor. Sorularımızı yanıtlayan Louis Vuitton’un İletişim Başkanı Antoine Arnault “Hangi gerçek futbol taraftarı Pele, Maradona ve Zidane’ın yani yaşayan bu üç efsanenin bir arada oynadığını hayal etmemiştir? Louis Vuitton bu üç efsaneden Temel Değerler kampanyası için bir takım oluşturmanın onurunu yaşıyor” diyor.

Temel Değerler kampanyanız için yıldız futbol oyuncularını seçmenizin ardında ne saklı? Louis Vuitton’un Temel Değerler kampanyası ile bu kişiler hangi yönleriyle örtüşüyor?

- Louis Vuitton’un seyahat vizyonunu yansıtan reklam kampanyasında yer alarak bizleri onurlandıran aktörler, müzisyenler, yönetmenler, politikacılar ve hatta astronotlarla “Temel Değerler” üç yıllık bir destan haline geldi. Şimdiye kadar kampanyada sadece Andre Agassi ve Steffi Graf sporcu kimlikleriyle yer almıştı. Futbol gibi, dünyanın en popüler sporu da er ya da geç kampanyada temsil edilecekti. Ancak bu kadar büyük bir dünyanın içinde kimi seçecektik? Bu sorunun cevabını bulmak hem kolay hem de çok zordu.

Cristiano Ronaldo ya da Lionel Messi gibi yükselen yıldızları seçmemişsiniz…

- Kampanyamızda efsanelere yer vermeyi amaçlıyoruz, henüz efsane olmaya aday isimlere değil. Efsaneleri düşününce de futbolun kutsal üçlüsü geldi aklımıza. Bunlar öyle üç oyuncuydu ki, hem bu sporu başka bir boyuta taşıdılar hem de olağanüstü başarılara imza attılar. Bu üç özel oyuncu Brezilyalı Pele, Arjantinli Diego Maradona ve Fransız Zinedine Zidane’dı. üçü de 10 numaralı formayı giydi, üçü de ülkesine Dünya Kupası’nı götürdü ve üçü de yaşayan efsane oldu. Yaşarken ikon olmuş kaç futbolcu var ki onlar gibi? İtalya ya da Güney Amerika’da hâlâ Pele ya da Maradona’yı gördüğünde düşüp bayılanlar var. Zidane, Dünya Kupası’nı 12 yıl önce Fransa’ya taşımış olmasına rağmen hâlâ Fransa’nın en önemli üç siması arasında. Bu kişiler kesinlikle bizim için tek tercihti. Olmasalardı, olmazdı.

çALIŞMALAR BİR YIL ÖNCE BAŞLADI

Bu kadar önemli kişilikleri ve hatta rakipleri bir araya getirmek çok rastlanan bir durum değil. çekimler nasıl geçti? Oyuncular arasındaki ambiyans nasıldı? Bize birkaç anekdot anlatabilir misiniz?

- çekimler gerçekten çok güzel geçti. Zor olan, organizasyonu yapmaktı. Ben her zaman büyük yıldızlar ve çok önemli kişilerle çalışıyorum, ancak hiçbir zaman bu kadar uykusuz kaldığımı hatırlamıyorum! Biz çalışmalara neredeyse bir yıl evvel başladık. Projeyi anlatmak, ikna etmek, planlamalar derken gerçekten de uzun bir süre geçti. Ancak ne zaman ki langırt masasının etrafında eğlenirken çekilecekleri fotoğrafların konseptini gördüler, Annie Leibovitz’ın fotoğraflarında yer almazlarsa pişman olacaklarını anladılar.

çekimler nerede yapıldı?

- Madrid’deki gerçek bir barda. Atmosfer gerçekten çok iyiydi. Aslında Zidane ve Pele arasındaki gerçek bir langırt mücadelesini fotoğrafladık! Maradona izleyiciydi. Ama arada teknik direktörlük de yapıyordu.

LANGIRT MAçINI KİM KAZANDI

Peki maçı kim kazandı?

- O bir sır. Hepimiz zaman zaman “Acaba aynı dönemde oynasaydılar, aralarından hangisi en iyi olurdu” diye kendimize soruyoruz, değil mi? Şimdi sorunun cevabını biz biliyoruz! Ama kendimize saklıyoruz.

Siz de bir futbol taraftarı mısınız? Güney Afrika’da bu yaz yapılacak Dünya Kupası’na gidecek misiniz?

- Ben sıkı bir futbol taraftarıyım. Ama ne yazık ki taraftarı olduğum Paris Saint-Germain (PSG), son 15 yıldır şampiyon olamadı. Güney Afrika’ya finalleri izlemeye gitmek istiyorum. Müthiş bir Dünya Kupası olacağına eminim.

Haziranda yayında

Yeni Temel Değerler kampanya görselleri, haziran ayından itibaren uluslararası yayın organlarında yer alacak. Eş zamanlı olarak louisvuittonjourneys.com web sitesinde üç oyuncunun kariyerleriyle ilgili yaptıkları sohbet, oynadıkları büyük maçlarla ilgili anıları ve dünyanın en favori sporu hakkındaki görüş alışverişleri izlenebilecek.

üç efsane adına bağış

Louis Vuitton, çevre sorumluluğuna verdiği sürekli önem ve sürdürülebilir gelişme kapsamında Nobel ödüllü Al Gore’un The Climate Project adlı vakfına Pele, Maradona ve Zidane adına bağışta bulundu.

Bayern Münih Eli Boş Gönderdi

Avrupa Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Lyon’u ağırlayan Bayern Münih, rakibini Arjen Robben’in 69. dakikada attığı golle 1-0 yendi.

Maçta ilk 10 dakika, orta saha mücadelesi şeklinde geçti. Bu dakikadan sonra oyunda daha etkili görünen Bayern Münih, Daniel Van Buyten ve Bastian Schweinsteiger ile yakaladığı 2 gollük pozisyondan faydalanamadı.
Lyon’un, kontrataklarla gol kovaladığı dakikalarda Bayern Münih, yıldız oyuncusu Franck Ribery’nin kişisel becerisiyle 18. dakikada gole çok yaklaştı. Ribery, seri şekilde savunma oyuncularını geçerek Ceza sahasının içine girdi, vuruşu az farkla auta gitti.

Bayern Münih, bir başka gol pozisyonundan, 20 dakikada Ivica Oliç ile faydalanamadı. Bu dakikadan sonra oyuna iyice ağırlığını koyan Bayern Münih, Lyon’un 29. dakikada geliştirdiği atakta savunmasında boşluk bıraktı ve rakip takım, Ederson’un uzaktan attığı şutla ilk tehlikeli atağını geliştirmiş oldu.

Bayern Münih, 37. dakikada, Franck Ribery’nin rakip oyuncuya yaptığı sert hareket ve ardından gördüğü kırmızı kartla 10 kişi kaldı. Lyon, ilk yarının sonlarına yaklaşılırken gole bir kez daha yaklaşan taraf oldu. Bayern Münih kalecisi Jorg Butt, Kim Kallstrom’nu uzak mesafeden çektiği şutu güçlükle kornere çeldi.

İkinci yarının başlamasından 6 dakika sonra Lyonlu oyuncu Jeremy Toulalan, Robben’e yaptığı sert hareket nedeniyle sarı kartla cezalandırıldı.

Son 45 dakikaya, 10 kişi kalmasına rağmen hızlı başlayan Bayern Münih, 53. dakikada Thomas Müller ile bir gol pozisyonundan daha faydalanamadı. Lyon, 54. dakikada, Toulalan’ın ikinci sarı kartı görmesiyle 10 kişi kaldı ve maçta üstünlüğü, bu dakikadan sonra rakibine bıraktı.

Manchester United ile oynanan çeyrek final maçında, attığı golle Alman ekibine yarı final biletini kazandıran Robben, 69. dakikada, evsahibi ekibe üstünlüğü kazandıran golü atan isim oldu. Bu dakikada Robben’in Ceza sahasının hemen dışından vurduğu top, takım arkadaşının sırtına çarptı ve ters ayağının üzerinde yakalanan Lyon kalecisi Hugo Lloris’i çaresiz bırakarak ağlara gitti.

Bayern Münih, 69. dakikada 1-0 öne geçmesinin ardından 85. dakikada, Robben’in yerine Hamit Altıntop’u oyuna soktu. Bu dakikadan sonra karşılıklı ataklarla devam eden maç, 1-0 evsahibi takımın üstünlüğüyle sona erdi

Şenol Güneş Kupadan Emin

Şenol Güneş, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde sabah kahvaltısında basın mensuplarıyla bir araya gelerek, açıklamalarda bulundu.

Güneş, kupa finalinin Ankara’da veya her tarafta yapılabileceğini belirterek, ”Kupa için karar verildiyse biz ona uyarız. Karar verilmediği, tartışıldığı zaman biz Atatürk Olimpiyat Stadı olabilir diye düşüncemizi söylemiştik. Çünkü Fenerbahçe ve Trabzonspor seyircisinin sayısı fazla. Maçın ambiansının fazla olacağını düşünüyorduk” diye konuştu.

Maçın Şanlıurfa’da oynanacağı kararının verildiğini kaydeden Güneş, ”Karar verilmişse biz saygı duyarız, gider oynarız. Şanlıurfa’ya seve seve gideriz, futbolcularla kupayı alıp geleceğiz, bizim düşüncemiz odur” ifadelerini kullandı.

Bu yıl sonuçlar ne olursa olsun bu kadroyu daha iyi hale getirip eksiklikleri giderip seneye çok daha iyi sonuçlar almak istediklerini anlatan Güneş, şöyle devam etti:

”Kupada sıfırdan başlamıştık, finale geldik. Finalde ne olacağını hep beraber göreceğiz. Ligde maalesef Trabzonspor’a yakışmayan bir yerdeyiz. Sıralama olarak alt sıradan bizi yakalamaya çalışan takımlar var. Üstümüzde de Beşiktaş var ve onları yakalama şansımız var. Ancak şu anda beşinciliğe yakın bir takımız.”

-”ÖMER AYSAN, BİZİMLE OLMAYACAK”-.

Teknik direktör Güneş, Belçikalı teknik adam Broos döneminde Ankaraspor’dan alınan Ömer Aysan’ın artık kendileriyle birlikte olmayacağını, Tony Sylva ile de başka kulübe gidebileceği yönünde görüşme yaptıklarını bildirdi.

Bu oyuncuların haricinde diğer oyuncuların durumunun belli olmadığını kaydeden Güneş, şunları söyledi:

”Ömer Aysan, son 2 haftada kadroda yok. Ama yetenek olarak iyi oyuncu. Her oyuncu gibi daha iyi olması için gayret gösterdik. Ömer’in oyun itibariyle iyi maçları oldu, sonra sakatlığı ve başka mazeretleri oldu. Zaman içinde onunla aynı duygu, düşünceyi paylaşamayacağımızı gördük. Benim için öncelikle futbol. Önceliği futbol olmayan oyuncuları kazanmak için uğraşırım. Ama kazanamıyorsam varlığının devam etmesi bana ve kulübe zarar verir. Bu karar için sezon sonunu beklemeyi düşünüyordum, ama olmadı. Çünkü gelecek sene onunla yola çıktığım zaman yalnız kalacağız.”

Güneş, gidecek oyuncularla ilgili çok sabırsızlık olduğunu ve medyada bu yönde haberler yer aldığını dile getirerek, ”Sylva ile konuştum. Kendisi hala oyuncumuz, çok iyi çalışıyor, saygılı kişiliği var. Yarın için başka bir kulüp olursa görüşebilirsin diye ona söyledim. Söylemediğim kişilerle ilgili spekülasyon yapılmamalı” dedi.

Inter Barça’yı Devirdi

Futbolda, Avrupa Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında İtalya’nın FC Inter takımı, İspanya’nın Barcelona takımını 3-1 yenerek, rövanş için avantaj elde etti.

İtalya’nın Milano kentindeki Giuseppe Meazza Stadı’nda oynanan ve bol gollü geçen karşılaşmada FC Inter, son şampiyon Barcelona’yı 3-1 mağlup etmeyi başardı.

Maçta, gol perdesini Barcelonalı Pedro Rodriguez 19. dakikada attığı golle açtı. Bu golle 1-0 öne geçen Barcelona’ya cevap, 30. dakikada FC Inter’in Hollandalı oyuncusu Wesley Sneijder’den geldi. İlk yarı karşılıklı atılan gollerle 1-1 sona erdi.

İkinci yarıya hızlı başlayan ev sahibi ekip, 48. dakikada Brezilyalı sağ kanat oyuncusu Maicon ile skoru 2-1′e getirerek, güçlü ve favori Barcelona karşısında öne geçmeyi başardı.

Ev sahibi FC Inter’i rövanş için avantajlı konuma getiren golü ise 61. dakikada Arjantinli Diego Milito kaydetti ve skor 3-1 oldu.

Barcelona’nın finale yükselebilmesi için 28 Nisan Çarşamba günü sahasında oynayacağı rövanş maçında, en az iki farklı skorla galip gelmesi gerekiyor.

FC Inter ile Barcelona, bu sezon Şampiyonlar Ligi grup mücadelelerinde (F) grubunda karşı karşıya gelmiş, Milano’daki ilk maç 0-0, Barcelona’daki maç ise 2-0′lık skorla İspanyol ekip lehine tamamlanmıştı.

Yarı finalin bir diğer ayağında ise yarın TSİ 21.45′te, Almanya’nın Bayern Münih takımı sahasında Fransa’nın Olympique Lyon takımını konuk edecek.

Galatasaraylı Sabri Evlendi

Galatasaray’ın tecrübeli oyuncusu Sabri Sarıoğlu, Yağmur Sarıoğlu (Yılmaz) ile dünya evine girdi.

Galatasaray Adası’nda düzenlenen nikah törenine kulüp başkanı Adnan Polat ve yönetim kurulu üyeleri, teknik direktör Frank Rijkaard, teknik ve idari ekip ile futbolcu arkadaşları katıldı. Nikah töreninde çiftlerin nikah şahitliğini Adnan Polat, Fatih Terim, Cem Kınay, Lütfü Arıboğan, Mahmut Özgener ve Mehmet Ağar yaptılar.

Galatasaray Kulübü’nün, resmi internet sitesinden yayınlanan mesajda, ”Yağmur-Sabri çiftine ömür boyu mutluluklar diliyoruz” denildi.

Florya’da İlk Antrenman

Galatasaray, Turkcell Süper Lig’in 31. haftasında Bursaspor ile karşılaşacağı maçın hazırlıklarını yaptığı antrenman ile sürdürürken, olaylı bir şekilde Kayserispor’dan ayrılan ve Galatasaray’la anlaşan Ali Turan da antrenmana çıktı.

Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Teknik Direktör Frank Rijkaard yönetimindeki antrenman ısınma ve açma germe hareketleri ile başladı. Ana bölümde taktik ve teknik çalışmalar yapan Galatasaraylı oyuncular soğuma ve açma germe hareketleri ile antrenmanı sonlandırdı.

Basına ve taraftara kapalı yapılan antrenmanda sakatlığı süren Harry Kewell’ın tedavisinin ardından salon ve sahada takımdan ayrı çalıştırıldığı bildirildi.

ALİ TURAN DA FLORYA’DA ANTRENMANA ÇIKTI

2009-2010 sezonunun devre arası transferinde prensip anlaşmasına varılan Kayserispor’un eski oyuncusu Ali Turan da Florya Metin Oktay Tesisleri’nde antrenmana çıktı. Kondisyoner eşliğinde takımdan ayrı olarak çalıştırılan Ali Turan’ın sezon sonuna kadar çalışmalara katılacağı ve yeni sezonda yabancılık çekmemesi için böyle bir karar alındığı öğrenildi.

Galatasaray Spor Kulübü’nün resmi internet sitesinden Ali Turan’la ilgili yapılan açıklamada, ”Kendisiyle 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren geçerli olacak prensip anlaşmasına varılan Ali Turan, kondisyoner Fatih Yıldız yönetiminde salon ve sahada takımdan ayrı olarak çalıştırıldı.” denildi.

Bu arada Galatasaray, Bursaspor maçının hazırlıklarını yarın sabah 10.30′da basına ve taraftara kapalı olarak yapılacak antrenmanla sürdürecek.

Premier League’de Borç Batağı

Dünyanın en prestijli futbol liglerinden biri olan İngiltere Premier League’de mücadele eden kulüplerin borçları takımların ve ligin geleceğini tehdit ediyor.

Lig ve Avrupa kupalarında başarılı olmak için büyük çaba harcayan ve hedeflerine ulaşabilmek için oluşturdukları güçlü bir kadroları pahalı transferlerle takviye eden Premier Lig kulüpleri ciddi borç yüküyle karşı karşıya kaldı.

Bugüne kadar kazandıkları kupalarla efsane takımlar haline gelen Manchester United ve Liverpool, bir yandan borçlarıyla başa çıkmanın yollarını araştırırken, bir yandan da taraftarlarından gelen büyük tepkiyi azaltmanın çarelerini arıyor.
Şampiyonluğun en önemli adaylarından Manchester United, 716 milyon sterlinlik borcuyla en borçlu kulüp olma özelliğini taşıyor.

Dünyanın en zengin kulüpleri arasında yer alan Manchester United’ın finansal yapısı, 2005 yılında ABD’li Glazer ailesinin kulübü borçlanarak 828 milyon sterline satın almasının ardından giderek bozuldu. ”Kırmızı Şeytanlar”, ocak ayında kulübün borçlarını finanse etmek için 2017 yılı vadeli 500 milyon Sterlin (802,5 milyon dolar) yüksek getirili tahvil satışı yapacağını açıkladı.

Kulübün giderek artan borçlarına taraftarların tepkisi de gün geçtikçe artıyor. Taraftarlar 76 bin kapasiteli Old Trafford Stadı’ndaki maçlarda takımlarını yalnız bırakmasa da borçlara karşı tepkilerini kulübün 1878 yılındaki ilk renkleri olan sarı-yeşil atkılar takarak gösteriyorlar.

Bir başka ABD’li patrona sahip Liverpool da 237 milyon sterlik borçla ikinci sırada yer alıyor. Bu sezon ligde şampiyonluk yarışından erken kopan ve UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı olmak için mücadelen ”Kırmızılar”ın taraftarları da Manchester United taraftarları gibi kulübün içinde bulunduğu mali duruma tepki gösteriyor.

-PORTSMOUTH KAYYUMA DEVREDİLDİ-

Ligde son sırada yer alan Portsmouth, 4 kez el değiştirmesine rağmen ekonomik krizin içinden çıkamayınca kayyuma devredilen ilk Premier Lig takımı oldu.

2008 yılında transfere çok fazla para harcayan ve bunun sonucunda da Federasyon Kupası’nı (FA Cup) müzesine götüren İngiliz temsilcisi, ekonomik durumunu düzeltemeyince vergileri bile ödeyemez hale geldi.

Yaklaşık 70 milyon sterliklik borcun altından kalkamayan 112 yıllık geçmişe sahip ”Pompey”lerin yönetimi kayyuma gitme kararı alırken, kurallar gereği takımın 9 puanı da silindi.

-CHELSEA’NİN ABRAMOVICH’İ VAR-

Dünyanın en zengin işadamları arasında yer alan Roman Abramovich, sahibi olduğu Chelsea’ye 700 milyon sterlinden fazla para vererek kulübünü ligin tek borçsuz takımı haline getirdi.

Geçen yılı 44.4 milyon Sterlin zararla kapatan Londra ekibinin yönetim kurulu başkanı Bruce Buck, kulübün internet sitesinden Aralık ayında yaptığı açıklamada, tüm dünyayı etkileyen küresel krize rağmen 2010 yılına borçsuz girdiklerini kaydetmişti.

Daum benden nasibini aldı

Kasımpaşa Teknik Direktörü Vural, Fenerbahçe teknik direktörü Christoph Daum ile arasında bir sorun olmadığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bize gelmiş misafirimiz düşmanımız bile olsa, ona ekmeğimizi verir, elini tutar, severiz. Tabii ki kardeşimiz buraya geldiğinde elimizi uzatıp ‘Hoş geldiniz’ diyeceğiz. Kendisi elimizi tutmayabilir, bu onun sorunu olur. Daum ile aramda bir sorun yok. Ben Daum’un nezdinde çok yabancı antrenör eleştirisi yaptım. Benim hazmedemediğim bir şey var; bu kadar büyük toleransın, maddi ve manevi desteğin yabancı ile Türk arasında olmasını hazmedemiyorum. Bütün çabalarımıza rağmen, bizleri bu kadar adam yerine koymayan sistemin hep isyancısı oldum. O açıdan Daum benden hep nasibini aldı. Yoksa aramızda bir sorun yok.”

Kasımpaşa’nın, Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda yaptığı antrenman sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Vural, ”Fenerbahçe ile yapacağımız karşılaşmanın bizim için diğerlerinden farkı yok, ancak ligdeki son 4 maçtan biri olduğu için buradaki puan kayıplarının telafisi yok. Tabii burada alınacak sonuç, diğer takımları da yakından ilgilendirecek. Bizim takım da matematiksel olarak ligde kalmayı garantilemek istediği için önemli bir mücadele olacak” dedi.

Yılmaz Vural, maçın gergin bir havada geçmemesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

”Neticede bir maç. Bizlerin görevi bu maçların yumuşatılmış bir havada geçmesi… İnsanları birbirine kırdırmayı değil, daha sempatik halde yaklaşımını sağlamak. Onun dışında tabii ki ben Fenerbahçe futbolcusu ya da teknik direktörü durumunda olmak istemem. Ufacık bir hatalarının koca bir sezona mal olabileceğinin farkındalar. Onlar sorunlarını kendileri çözecek. Alacağımız bir puan matematiksel olarak ligde kalmamızı sağlayacak. Bunu sonraki maçlara bırakırsak başımıza iş açabiliriz. Dolayısıyla bu maçın önemi burada belli oluyor.”

Vural, Cüneyt Çakır’ın karşılaşmayı yönetecek olmasından memnuniyet duyduklarını dile getirerek, ”Kendisinin bu maça atanmasından çok memnun olduk. Bizim çok önemli değerlerimizden biri, umarım sorunsuz bir şekilde maçı çıkartır” diye konuştu.

Fenerbahçe Kulübü’nün, karşılaşmada taraftarları için 4 bin kişilik bilet istediğini açıklayan Vural, ”Onların bu isteği yönetim tarafından cevaplandırıldı. Zaten stadımız 9 bin 500 kişi. Geri kalan bölümler bizim taraftarımız olacak, ama onların içinde de birçok Fenerbahçelinin yer alacağını düşünüyorum. Dolayısıyla taraftar sayısıyla bizden fazla olabilirler, ama bu önemli değil. Bizim istediğimiz tribünlerin dolması ve güzel bir maçın ortaya konması” ifadelerini kullandı.

”DAUM İLE ARAMDA BİR SORUN YOK”
Yılmaz Vural, Fenerbahçe teknik direktörü Christoph Daum ile arasında bir sorun olmadığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bize gelmiş misafirimiz düşmanımız bile olsa, ona ekmeğimizi verir, elini tutar, severiz. Tabii ki kardeşimiz buraya geldiğinde elimizi uzatıp ‘Hoş geldiniz’ diyeceğiz. Kendisi elimizi tutmayabilir, bu onun sorunu olur. Daum ile aramda bir sorun yok. Ben Daum’un nezdinde çok yabancı antrenör eleştirisi yaptım. Benim hazmedemediğim bir şey var; bu kadar büyük toleransın, maddi ve manevi desteğin yabancı ile Türk arasında olmasını hazmedemiyorum. Bütün çabalarımıza rağmen, bizleri bu kadar adam yerine koymayan sistemin hep isyancısı oldum. O açıdan Daum benden hep nasibini aldı. Yoksa aramızda bir sorun yok.”

İki teknik direktörün verdiği demeçlerin, karşılaşmanın atmosferine yansıyıp, yansımayacağına ilişkin soruya da Vural, ”Biz çocuk muyuz, hiç yansımaz. Benim tek başıma yapabileceğim bir iş değil, bu bir ekip işi. Yani futbolculara, ‘Çocuklar bu işi hocanız için yapın’ denmez ki… Futbolcularım ne yapacaklarını çok iyi biliyor. Çok deneyimliyiz, dolayısıyla büyük takımlarla nasıl oynaması gerektiğini biliriz. Rahat bir takımız ve bu rahatlıkla başarılı olmak için elimizden geleni yapacağız” cevabını verdi.

Sahaya çıkan her oyuncunun, takımı için elinden geleni yaptığını belirten Vural, ”Sahaya çıkan oyuncunun bir tek düşüncesi var; evine, çocuğuna ekmek parası götürmek. Bir takım tutmak çok farklı, sahaya çıkıp oynamak çok farklı bir şey. Tabii bizim de içimizde tuttuğumuz takımlar var, ama o takımlarla rakip olduğumuzda onların en büyük düşmanı oluyoruz” dedi.

Yılmaz Vural, Fenerbahçe ile yapacakları maç ile Galatasaray-Bursaspor karşılaşmanın saatinin farklı olmasıyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı:

”Bu Futbol Federasyonu’nun takdiridir. Bana soracak olursanız, rakibe küçücük bir avantaj bile sağlıyorsa, maçların aynı saatte oynanması daha uygun olur. Çünkü bu tartışılıyor, ‘Bu maçtaki sonuca göre, o maçtaki strateji saptanacak’ deniyor. Yayıncı kuruluş cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri maç yayımlamak istiyor. Yayın ihalesinde vermiş oldukları rakamlar nedeniyle onları kırmak mümkün değil. Federasyon burada profesyonel düşünüyor.”

ALİ GÜNEŞ: ”FENERBAHÇE’Yİ YENEBİLECEK GÜÇTEYİZ”
Kasımpaşalı futbolcu Ali Güneş, Fenerbahçeyi yenebilecek güçte olduklarını söyledi.

Rahat bir pozisyonda bulunduklarını dile getiren Ali Güneş, ”Kimin şampiyon olacağı bizi fazla ilgilendirmiyor. Her zamanki motivasyonla oynayacağız. 3 puan için sahaya çıkacağız. Fenerbahçe’yi yenebilecek güçteyiz. Onlar için çok önemli olduğunu biliyoruz. Baskı altında olan taraf Fenerbahçe. Rahat bir şekilde çıkıp, puan almaya çalışacağız” diye konuştu.

Lacivert-beyazlı takımın başarılı oyuncusu Yekta ise ligde kalmayı garantilemek istediklerini ve karşılaşmadan iyi bir neticeyle ayrılmak için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

Yekta, kendisine yöneltilen transferle ilgili soruyu ”Menajerim ve kulübüm arayıcılığıyla gelen teklifler var. Kulübümün menfaatlerini düşünüyorum. Gitmek benim için en iyisi olacak. 3 sene burada oynayarak görevimi tamamladım. Yine de her şey yönetime bağlı” şeklinde yanıtladı.

KASIMPAŞA HAZIRLIKLARA BAŞLADI
Turkcell Süper Lig’de pazartesi günü deplasmanda Trabzonspor’a 2-0 yenilen Kasımpaşa, bir günlük iznin ardından Fenerbahçe maçının hazırlıklarına başladı.

Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda, teknik direktör Yılmaz Vural yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, kondisyon ve pas çalışması yaptı.

Sakatlığı düzelen Gökhan Güleç takımla birlikte çalışmaya başlarken, Moritz’in tedavisine devam edildi.

Lacivert-beyazlı takım, hazırlıklarını perşembe günü yapacağı antrenmanla sürdürecek.

Galatasaraylı Sabri Evlendi

Galatasaray’ın tecrübeli oyuncusu Sabri Sarıoğlu, Yağmur Sarıoğlu (Yılmaz) ile dünya evine girdi.

Galatasaray Adası’nda düzenlenen nikah törenine kulüp başkanı Adnan Polat ve yönetim kurulu üyeleri, teknik direktör Frank Rijkaard, teknik ve idari ekip ile futbolcu arkadaşları katıldı. Nikah töreninde çiftlerin nikah şahitliğini Adnan Polat, Fatih Terim, Cem Kınay, Lütfü Arıboğan, Mahmut Özgener ve Mehmet Ağar yaptılar.

Galatasaray Kulübü’nün, resmi internet sitesinden yayınlanan mesajda, ”Yağmur-Sabri çiftine ömür boyu mutluluklar diliyoruz” denildi.

Volkan Uyanık Davrandı

FENERBAHçE derbisinde penaltı atışını kaçırdı, Beşiktaş’ın yenilgisi kaçınılmaz oldu. Olayın başrol oyuncusu Bobo sessizliğini bozdu. Brezilyalı oyuncu, gol atamadığı için camiadan özür dilerken, “Sezonun en iyi maçlarından birini çıkardım. Penaltı yaptıran ve Lugano’nun eli ile topu çıkardığı penaltı pozisyonunu hazırlayan

oyuncuyum. Bunları kimse görmüyor.

Penaltı çalıştım

Penaltı atışı sırasında konsantre olmamam için her şeyi yaptılar. O şartlarda penaltı nasıl kullanılır.

Kaleci Volkan’ı izledim, sağa doğru hareket ediyordu. Yanıldım. Volkan çok uyanık davrandı. Hafta içinde Rüştü ve Hakan ile penaltı çalışması yaptım. Ama şans benim yanımda değildi. İlk defa penaltı kaçırmadım. Fakat kaçırdığım için gece uyuyamadım” dedi.